Üsküdar Meydanı ile ilgili çok büyük umutlarım vardı. Çok güzel, modern bir kente yakışır bir meydan yapılacağını bekliyordum... Kazılar sırasında bulunan tarihi kalıntıların sergilendiği, hatta belki bir yarışma projesi ile harika fikirlerin hayata geçirileceği bir meydan... Çevreleyen tarihi camilerin ve diğer yapıların güzelliğine yaraşır bir meydan... Daha otobüsle veya minibüsle sahile yaklaşırken insana nerede olduğunu anlatan bir meydan... Yıllardır süregelen inşaatın insanlara çektirdiklerine değecek bir meydan... Gelecek nesillere alnımızın akıyla, gönül ferahlığıyla bırakacağımız ve övünebileceğimiz bir meydan...
Geçen gün Üsküdar'dan geçerken karşılaştığım manzara beni dehşete düşürdü. Öncelikle Kabataş'tan bindiğim motordan gördüklerime inanmak istemedim. Denizden bakıldığında, tarihi camilerin önünü kapatan bir yapı yükselmeye başlamıştı. Geçici bir yapı kurulduğunu ve istasyonlar tamamlandığında meydanın ortasında bir yapı olmayacağını düşündüm.
Ama yanılmışım! İnşaat alanının yanından geçerken gördüğüm manzara beni dehşete düşürdü. Tam şehrin yıllardır ihtiyaç duyduğu bağlantılardan biri biterken seviniyordum ki sevincim kursağımda kaldı! Tarihi binaların denizden görülmesini engelleyecek kadar yüksek bir metro istasyonu binası ile karşılaştım.
Gördüklerime inanamadım! Hem Üsküdar meydanından oldu, hemde biz Üsküdar Meydanından! Artık denizden Üsküdar'a yaklaşırken bizi güzelim camiler ile diğer tarihi yapılar yerine yeni Marmaray istasyon binası karşılayacak.
Bu fotoğrafları çektiğimin üzerinden 1 haftadan fazla zaman geçti. Son gördüğümde ikinci katın filizleri duruyordu, betonarme kolonların ucunda. Yapılanların benim beklentilerimden çok uzak olduğu aşikar. Ancak belediyenin kendi web sitesinde yayınladığı proje ile de ben pek alaka kuramadım. Kaldı ki o projenin de tartışılması gereken çok ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum.
http://www.uskudar.bel.tr/tr-tr/hizmet/projeler/sayfalar/Proje-Detay.aspx?ProjectID=30&ParentID=5&SubID=16
Geleneksel yapı demek, kondurulmuş bir kaç ahşap, ne işe yarayacağı belirsiz kulübe değildir. Ayrıca sahile gelen trafiğin kesildiğini gördüm. Ancak bu durum, projenin açıklamasındaki farklı ulaşım türlerinin entegrasyonu ile nasıl örtüşüyor anlayamadım, Zira deniz ulaşımına erişim oldukça güç görünmekte, uzun mesafeler yüründükten sonra, o gölgesiz alanı geçmeyi başarabilenlere uygun görülmüş herhalde. Caretta carettaların denize ulaşma mücadelesini hatırlattı bana.
Gösterilen projede de, su anda betonarme inşaatın olduğu yerde, böyle bir yapı görünmüyor. Zaten videoda kullanılan o ahşap yapıların da yükseklikleri bana pek gerçekçi gelmedi. Dünyada uygulanmış bunca örnek, çıkarılacak bunca ders varken, tarihi doku ile çağdaş, yeni yapılaşmayı bir araya getirmek böyle mi olmalı diye sormadan edemiyorum... Bence en güzeli bir proje yarışması yapılması olurdu...
Bir kez daha verilen sözlerin tutulmadığı bir durumla karşı karşıya olduğumuzu hissediyorum...




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder